Menu Content/Inhalt
09 Ocak 2009, Cuma
Anasayfa arrow Haberler arrow Abhaz diasporası Gül’den politika değişikliği istedi
Abhaz diasporası Gül’den politika değişikliği istedi Yazdır E-Posta
21 Ekim 2006, Cumartesi

Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi, ABD’nin Kafkasya’ya nüfuz etme politikası çerçevesinde Gürcistan’a askeri ve siyasi destek sağlayan Türkiye’nin Abhazya’a ilişkin tutumunun değiştirilmesini talep etti. Komite taleplerin iletmek için Gül’le Ankara’da bir saat görüştü.

İstanbul - Gürcistan'ın Abhazya'yı yeniden işgale heveslenmesine paralel olarak Tiflis-Moskova arasındaki son krizin merkezine Sohum'un oturtulmasının ardından Abhaz diasporası harekete geçerek Türk Dışişleri'nden Ankara'nın tutumunu gözden geçirmesini istedi.

İrfan Argun başkanlığındaki Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi üyeleri, 19 Ekim'de Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki makamında Abhazya ile ilgili güncel gelişmeleri görüştü.

Bir saat süren görüşmede Komite, 'Abhazya'nın bağımsızlığının tanınma arifesinde olduğu' belirtip, Türkiye'nin bölgeye ilişkin politikalarının gözden geçirmesinin önemine vurgu yaptı. Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi, Gül'den 'Gürcistan'ın Abhazya'ya karşı açık ve ciddi tehditlerinin özellikle de Kodor'daki faaliyetlerinin resmen kınanması, Abhazya ile doğrudan ulaşımın sağlanması, Abhazya'da yaşayan Türkiye vatandaşlarına konsolosluk hizmetinin verilmesi, bu konuda Tiflis'teki Türkiye Büyükelçiliği'nin olumsuz tutumunun düzeltilmesi ve Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bağapş'ın Ankara'ya davet edilmesini' istedi.

Komite'nin yazılı bir açıklama ile aktardığı bilgilere göre, Gül, talepleri kısa sürede Dışişleri yetkilileriyle ele alacaklarını ve Türkiye'nin çıkarlarını da gözeterek, bir değerlendirme yapacaklarını kaydetti.

Gül'e sunulan bilgilendirme yazısında Komite şu hususlara dikkati çekti:

"Mikhael Saakaşvili iktidarının ilk günlerinden günümüze Acara ile başlatılan baskı, yok sayma ve işgal girişimleri Abhazya'yı hedefler biçimde her geçen gün aratarak devam etmektedir. Rusya ile mücadele ve bölgede Rusya'yı dengeleme söylemiyle başta ABD ve Türkiye olmak üzere Batı dünyasının desteğini hedefleyen bu haksız ve adaletsiz girişimlerin son yansıması Rusya ile yaşanan 'ajan savaşlarıdır'. Bu durumu da Abhazya'yı tekrar işgal etme girişimlerinin bir senaryosu olarak kullanan Gürcü yönetimi son olarak 'Stalinist' bir yaklaşımla ilk fırsatta Abhazya sınırında Kodor Bölgesi'nin yukarı kısmında 'sürgünde Abhaz hükümeti' kurarak bu bölgeyi 'Yukarı Abhazya' olarak adlandırmıştır. Bunun da ötesinde bir adım daha atarak Abhazya'ya gidecek yabancı heyetlere buraya uğrayarak kurdurulan kukla hükümetle görüşme şartı dahi getirmiştir. Saakaşvili'nin "Bugün biz, yukarı Abhazya'da bulunuyoruz ve bütün dünyaya Abhazya'dan asla ayrılmayacağımızı söylüyoruz. Buradan 70 km ötede bir gün mutlaka döneceğimiz Sohum bulunuyor" açıklamasının, sayıları 7 milyonu bulan Kafkas diyasporasını ne kadar rahatsız ettiğini tahmin edebilirsiniz.

Bu yaklaşım uluslararası topluma Abhaz-Gürcü sorununu demokratik ve işbirliği yöntemiyle çözeceği yönünde sözler veren Saakaşvili'nin gerçek yüzünü açıkça ortaya çıkartmaktadır. İşgal için merkezi Kodor olarak belirleyen Saakaşvili'nin yaklaşımı açıktır. Kodor Bölgesi Tiflis'e 400 km uzaklıkta olmasına rağmen Abhazya'nın merkezine, Sohum'a sadece 70 km uzaklıktadır. Ayrıca Abhazya'ya giden ana yolun da geçiş güzergâhıdır. Bu nedenle Kodor'un Gürcistan tarafından işgali 14 Mayıs 1994'de imzalanan Moskova Anlaşmasının yanı sıra 25 Mayıs 1999 tarihli protokolün çiğnenmesidir ve Abhazya'ya karşı açık ve ciddi bir tehdittir. Bu bağlamda Saakaşvili'nin Rusya ile giriştiği görünürdeki mücadelenin sıçrayacağı temel hedef Abhazya'nın işgal girişimi olacaktır. Bu girişimin kuzey ve güneyiyle tüm bölgeyi yeniden kan ve ölümlerle dolu acı günlere sürükleyeceği aşikârdır.

Bugüne kadar malumlarınız olan her türlü abluka ve ambargoya rağmen Abhaz halkı kimliğini ve varlığını korumayı başarmış ve işleyen bir devlet yapısı kurmaya muvaffak olmuştur. Savaş sırasında ve sonrasında yaşananlarla kanıtlandığı biçimde Abhazya kendisini korumaya ve varlığını sürdürmeye muktedirdir. Bunun bilincinde olarak Abhazya hükümeti ve halkı şu ana kadar bir yandan sakin bir tavır sergileyerek gelişmeleri soğukkanlılıkla izlerken diğer yandan silahlı kuvvetlerini her duruma hazır halde tutmaktadır. Gürcü hükümetine de, tüm dünyaya olduğu gibi uluslararası hukuka, yapılan anlaşmalara aykırı olarak bir halkı yok saymaya, hatta yok etmeye yönelik tahrik, tehdit ve savaş çığırtkanlığının hiç kimseye fayda getirmeyeceği mesajları verilmektedir. Böyle bir girişim karşısında önceki örneklerden de açıkça görülebileceği üzere gerek Kuzey Kafkasya halkları gerekse diyasporada yaşayan Kafkasya kökenli Adige-Abhaz halklarının tamamı bütün maddi ve manevi güçleriyle Abhazya halkının ve devletinin yanında duracaklardır." (Ajans Kafkas)

 
< Önceki   Sonraki >