| Gürcistan'da muhalefete göre seçimler "hileli" |
|
|
| 23 Mayıs 2008, Cuma | |
|
Gürcistan'ın batısındaki Zugdidi'de bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada Saakaşvili, 'Seçimler özgür ve adil olmuştur, uluslararası gözlemcilerin bunu kabul edeceklerini umuyorum. Ancak en çarpıcı şey, iktidardaki partinin ezici zaferidir' dedi. Gürcistan muhalefeti, seçimlerin 'hileli' olduğunu öne sürse de bu seçimler, eski bir Sovyet cumhuriyeti olan Gürcistan’da demokratik ilerlemelerin bir göstergesi olarak görülüyor. Ancak, ülkenin, eski Sovyetler Birliği ülkeleri arasında demokrasi konusunda öncülük etmesinden ötürü edindiği olumlu imaj, 2007 yılında hükümetin muhalefet gösterilerini bastırmak için güç kullanmasının ardından yara almıştı. Kesin olmayan sonuçlara göre, Saakaşvili'nin Milli Hareket Partisi oyların yüzde 61,11'ini aldı. Dokuz partiden oluşan Muhalefet Bloku yüzde 15,28; Hıristiyan Demokratik Parti yüzde 8,02; İşçi Partisi yüzde 6,81 oranında oy aldı. Kayıtlı 3 milyon 400 bin seçmenin bulunduğu ülkede, 76 seçim bölgesinde 3 bin 556 sandık kurulmuştu. Gürcistan’ın yabancı ülkelerdeki büyükelçiliklerinde de 45 sandıkta oy kullanılabilmişti. Genel seçimleri 23 yabancı ve 36 yerli teşkilattan toplam 15.051 gözlemci izlemişti. Gürcistan’da anayasada yapılan değişiklikle parlamentoda daha önce 235 olan milletvekili sayısı 150’ye düşürülmüş ve siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmeleri için öngörülen oy barajı yüzde 7’den yüzde 5’e indirilmişti. Ayrıca, parlamentoya girecek 150 milletvekilinden 75’i parti listelerinden, 75 milletvekili ise çoğunluk sistemine göre seçiliyor. Saakaşvili, dört yıl önce Gül devrimini gerçekleştirirken yoksul, parçalanmış, istikrarsız ve gelecekten umudunu yitirmiş bir ülke devralmıştı. Gürcistan’da gelir uçurumunu gidermeyi, refah düzeyini arttırmayı, istikrarı sağlamayı, Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşmeyi, NATO’ya ve AB’ye üye olmayı, dondurulmuş çatışma bölgeleri olan Abhazya ve Güney Osetya sorunlarının bitirilmesini, Acaristan’da Aslan Abaşidze yönetiminin tasviyesini vaat etmişti. Saakaşvili, dört yıllık iktidarı boyunca vaatlerinden bazılarını gerçekleştirebildi. Örneğin, ülkede rüşvet büyük ölçüde ortadan kalktı, istikrar sağlandı, Abaşidze tasfiye edilerek Türkiye’nin garantörlüğüne rağmen Acaristan’ın özerkliğinin içi boşaltıldı. Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşme yönünde olumlu adımlar atıldı. Ancak, söz konusu adımlar Gürcü halkı için yeterli bulunmadı. Gürcü halkı hükümetin işsizlikle mücadele programını yeterli görmedi. Refah düzeyinin artması ve Batı ile bütünleşmek için beklemek istemedi. Dondurulmuş çatışma bölgelerinin Gürcistan’ın geleceğine ipotek koymasından ve belirsizlikten sıkıldı. Bunların yanında Saakaşvili’nin “Gül Devrimi”ni birlikte gerçekleştirdiği arkadaşlarını yönetimden uzaklaştırması ve devrim arkadaşlarının muhalafete geçmesi muhalefetin güçlenmesine neden oldu. İktidarının ilk yıllarında Şevardnadze yönetimini suçlayan ve enkaz devraldığını söyleyen Saakaşvili, günümüzde ise dört yıl önce kendisini iktidara getiren “Gül Devrimi”nden bu yana düzenlenen en büyük muhalif gösteriler karşısında, eski devrim arkadaşlarını ve kuzey sınırındaki dev komşusu Rusya Federasyonu’nu suçluyor. Gürcistan modeli, sivil darbe ile Sovyet eğitimli yöneticilerin tasfiyesi, Batı eğitimli ve devlet başkanının akrabası olmayan genç yöneticilerin iktidarı ele geçirmesi, ülkenin demokratikleştirilmesi sürecinin başlatılması, Batı dünyasına entegrasyonun hızlandırılması ve Batı tipi demokrasinin eski bir Sovyet cumhuriyetinde inşaa edilmesi olarak özetlenebilir. Ancak, böyle bir Gürcistan modelinin başarılı olup olamayacağı büyük ölçüde Saakaşvili iktidarının önümüzdeki yıllarda Batı tipi demokrasi ile Batı destekli tek adam yönetimi arasında yapacağı tercihe; bu tercihin tek adam yönetiminin kurumsallaştırılması olması halinde ise Türkiye, ABD ve AB’nin bu yönetimi benimseyip benimsemeyeceğine bağlıdır. Ayrıca, Gürcistan’a NATO kapılarının açılmaması Gürcü halkında büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştur. Gürcistan’ın NATO üyeliğinin önündeki en büyük engel olarak fiilen (de facto) Gürcistan’dan bağımsız olan Abhazya ve Güney Osetya bulunmaktadır. Bu nedenle, Saakaşvili’nin, 21 Mayıs 2008 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra iktidarını güçlendirmesine dayanarak Abhazya ve Güney Osetya’yı yeniden Gürcistan’ın bir parçası haline getirerek NATO ile AB kapılarını açabilmek için bu iki bölgeye karşı güç kullanması ihtimal dahilindedir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



