Menu Content/Inhalt
12 Mart 2010, Cuma
Değerli Üye ve Hemşehrilerimiz... Yazdır E-Posta
30 Ocak 2010, Cumartesi

28 Ocak 2010 

Değerli Üye ve Hemşehrilerimiz
1-Kurulması kararlaştırılan Abhaz Federasyonu ile ilgili çalışmalar iki sene önce başladı. Bizim Dernek dahil halihazırdaki diğer Abaza Dernekleri nerdeyse kendi bölgelerinde dernekleri yürütecek sorumluluk alacak ve destek verecek üye sayıları iyice azaldığı için derneklerini kapatmak için girişimde bulunacaklarını bu işin böyle yürümeyeceğini, yalnız kaldıklarını İstanbul’da Derneğimizde yapılan bir toplantıda ifade ettiler. Bir Abaza çalışma grubu kurdular. Bu grup düşünce olarak öncelikle kurulan derneklerin kapanmamasını sağlamak ve kendi içlerinde maddi-fikri birbirlerini destekleyecek dayanışma yapacak bir Abaza birliği – Federasyonu olursa hem mevcut derneklerimizi yıkılmaktan- hem de toplumumuzun varlığını da yok olmaktan kurtaracak bir resmi örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu tespit ettiler. Ayrı dil ve yapıda olan Abazalar Adige Federasyonu içinde (KAFFED) hızlı bir şekilde örgütlenemediler.

Bugün Fransa’da 650 bin tane STK var, her bin Fransız vatandaşı bir STK’da örgütlenmiştir. Türkiye’de Adigeler, Oset – Çeçen – Karaçay v.s 90 civarında dernekleri vardır. Abazaların sadece 8 tane derneği var. Türkiye’de 800 bin Abaza olduğu söyleniyor, her 1000 Abaza için bir dernek olursa bu 80 tane Abaza derneğinin bugüne kadar kurulmuş olması gerekirdi. Burada Çerkesler de bizden daha iyi örgütlenmiş bir durumda; görüyorsunuz Abaza örgütlenmesinin ne kadar zayıf olduğunu, Abazalık bilincinin kaybolduğunu, Abaza toplumunun asimile ve yok olduğunu. Bunun için acil özel olarak bir Abaza örgütlenmesine ihtiyaç olduğu açıktır.
2- Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Birleşik Kafkasya Federasyonu Ankara’da kurulan iki tane Çerkes Federasyonu örgütlenmesidir. Bazı Abaza Dernekleri İstanbul-Ereğli Kaffed’e, Düzce Derneği ise Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonuna üyeydi. Her iki Federasyon Abaza Derneklerini ve toplumumuzu tabandan örgütleyemedi. Temsilde Abazaların Adigeler karşısında eşitliğini sağlayamadı. Halkımızın da tam olarak temsil edilmediği her iki Çerkes Federasyonu hem Abaza Derneklerini, hem toplumumuzu resmiyette ikiye böldü. Zaten bu federasyonlar yapılanma itibariyle bir dernekler federasyonu olduğu için örneğin Kaffed 56 tane dernekte bizim yönetim kurulunda eşit temsil gücümüz hiçbir zaman olmadı. Bugün Yönetim Kurulu üye sayısı başkan dahil 15 kişidir. Bizden göstermelik bir kişiyi yönetime aldıklarında temsil gücümüz bir bölü onbeş  oranındaydı. Ayrıca federasyon üye aidatları çok yüksekti, bizim 500 üyeden yılda derneğimiz 2500TL. ödemek zorundaydık. Derneğimiz bu yüzden federasyona borçlanmamak için üye tabanını arttırmıyordu. Yeni üye kaydetmiyordu. Kaldı ki bu aidatları hiçbir üyemiz ödemediği gibi yönetim kurulları da ödeyemiyordu. En son Derneğin birikmiş 7500 TL. federasyona aidat borcunu geçen sene biz ödedik. Bizi federasyona sokan arkadaşlar ödemedi. Derneğimize düşmanca davranan hiçbir etkinliğine benimseyerek katılmayan ve maddi ve fikri hiçbir katkı sunmadan sadece olumsuz tenkitlerde bulunan üye ve hemşehrilerimizi yönetim olarak kınıyoruz. Bildiğiniz gibi önemli olan federasyona girmek, federasyon kurmak değil, maddi, fikri, manevi üyelik vecibelerini yerine getirmek suretiyle federasyonların gelişmesini ve topluma faydalı hale gelmesini sağlamaktır.
3- Dernek Genel Kurul kararlarının ve Derneğin tüzüğüne uymayan (8. Madde) üyeler Derneğin etkinliklerine katılmıyorlarsa amaçlarına uymuyorlarsa, meşru zeminde hiçbir konuda uzlaşmıyorlarsa, üyeliklerinin derneğe bir faydası olmayacaktır. Genel Kurul kararları kesindir.
4-Derneklerimiz, kurumlarımız (halkımız) bir didişme-kavga-münakaşa-kutuplaşma-kamplaşma yerleri değil-birleşme-uzlaşma-dayanışma yerleridir. Her üye ve hemşehrimizin buna çok dikkat etmesi gerekir. Biz akraba bir toplumuz. Sen - ben kavgasının ne bize, ne bu topluma bir faydası olmayacaktır. Abaza toplumunun en önemli özelliği bireylerinin birbirine saygılı ve ölçülü olmasıdır. Mutlaka bu toplumsal etik kuralları (Apsuvarayı) tekrar topluma benimsetmeliyiz. Toplumsal örgütlenme tüm toplumun seferberliği ile olur, kimseyi küstürmemeliyiz, sorunları hep birlikte konuşarak çözmeliyiz. Bizi birleştiren önce şu fikir, bu fikir değil öncelikle toplumsal varlığımızdır. Toplumsal yapıyı zedeleyen, uyumu bozan, toplumu bölen, toplum üzerinden kendini pazarlayan, kendini toplum üzerinde gören, her şeyi ben bilirim, benim tekelimde diyen, hep kendini haklı gören kişilerden ve gruplardan toplumumuzu uzak tutmalıyız. Ama hiçbir kuruma, üye ve hemşehrilerimize önyargıyla menfi yaklaşmamalıyız. Bizim toplumumuzun en büyük eksikliği iletişim noksanlığı ve teşkilatsız oluşumuzdur.
5- Bizim Abazalar olarak güçlü bir şekilde örgütlenmemiz, mevcut federasyonlara ve tüm diğer Kafkas Halklarına daha da güç katar. Örgütsüz bir halkın fazla bir faydası olmaz. Kaldı ki federasyonların temel amacı toplumumuzun en iyi şekilde örgütlenmesini sağlamak, bunu teşvik etmektir.
6- Abaza toplumunu ilgilendiren konuların başka yerlerde değil, Abaza toplumu içinde konuşulması, halledilmesi en doğru yoldur. Burası bir kültür derneği, siyasi bir dernek değiliz. Kimsenin burada militanlık yapmaya, kendi fikir, ideoloji ve iradesini kabul ettirmek için Derneğimize ve toplumumuza tahakküm etmeye hakkı yoktur.
7- Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi savaş yıllarında Abhaz Diasporasının ana desteği ve Kafkas Kültür Dernekleri tarafından ihtiyaçtan kurulan ve Abhazya Cumhuriyeti tarafından da tanınan bir sivil toplum-lobi kuruluşudur. Zaten kurulacak Abaza Federasyonu dahil, mevcut federasyonlar demokratik kitle örgütleri oldukları için devleti temsil edemezler. Devlet kendi temsilcisini kendisi seçer. Bugün gelinen noktada Abhazya temsilciliğini ve Abhazya Dayanışma Komitesini Abhazya Devletine yakışır bir şekilde (binasıyla, bayrağıyla, personeliyle) bir fahri konsolosluk statüsüne kavuşturulmalıdır. Ama toplum bizim bu dayanışma komitesine hala ihtiyacımız var devam etsin derse, elbette komite hanedanlık değildir. Kim hizmet etmek istiyorsa ve Abaza toplumu da bunu onaylarsa biz buna saygı duyarız. Komiteye hizmet eden ve edecek tüm üye ve hemşehrilerimize saygılı olmalıyız. Biz toplum olarak kişilerin sözlerine değil onların yaptıklarına (toplumsal katkılarına) bakmalıyız. Kimse bu toplumun düşmanı değil, bunun için bir-iki kişiyi hedef alarak toplumun kurumlarını yıpratmak doğru değildir. Gerek dernekte, gerek komitede bir sürü olumlu faaliyetler yapılırken, elbette bazı eksiklikler ve hatalarda bilmeden zaman azlığından, koordine eksikliğinden yapılmış olabilir. Bazı üye ve hemşehrilerimizin sadece eksiklik ve hata aramaları sorumluluk alan hemşehrilerimizin şevklerini kırmaktadır. Toplum olarak hepimizin sorumluluk alan bu insanlara katkıda bulunmamız, yapıcı olmamız tüm toplumumuzun faydasınadır. Bu didişme ortamı kimseye bir fayda sağlamadığı gibi bizim toplumumuza da yakışmamaktadır. Kaldı ki bu sağlıksız ortam böyle devam ederse kimse bundan sonra toplumsal bir görev almak istemez.
8- Bu çıktığımız, temsil yetkisini dernek olarak verdiğimiz KAFFED’de, maalesef temsil ettiği Abaza Halkının bu temsilden hiçbir haberi bile olmadı, hatta temsil yetkisini veren derneğimizin hiçbir konuda bilgisine ve onayına (federasyona tahakküm eden kendi ideolojilerini dayatan bir grup) dahi pek gerek görmediler. Kendi ideolojilerini hem federasyona hem halkımıza dayattılar. Bu yüzden tam olarak birliği, dayanışmayı sağlayamadılar. Kağıt üzerinde suni bir birlik olarak kaldı, zaten Ankara Kafkas Derneğinin merkezinde toplam 56 tane dernekten maalesef 53 tanesi yıllık üye aidatlarını dahi ödeyemeyecek zayıf bir dernekler topluluğu yapısı oluşturdular. Merkezi örgütlenmenin ne bu derneklere, ne de halka çok bir faydası olmadı. Böyle bir federasyon nasıl Abazaları temsil edecek, nasıl Abazaları örgütleyecek? Kaldı ki önce kendi örgütlenmelerini sağlam yapsınlar, öncelikle kendilerini temsil edecek bir kapasiteye ulaşsınlar. Bu durumlar değerlendirildiğinde halihazırda Abazalar Türkiye’de mevcut örgütlenmelerde (dernekler, federasyonlar, komite ve diğer oluşumlarda) yeterli olarak temsil edilememektedir. Türkiye’de tüm Abazaları temsil edebilen, memleketin en ücra köşesinde yaşayan bir Abaza’nın da kendisini aidiyet duygusuyla bağlı hissedebileceği bir sivil toplum kurumu oluşturulmalıdır. Bu STK mevcut mevzuatlara uygun yasal bir oluşum olmalıdır. Bu oluşum hiçbir şekilde Türkiye’de kabul gören bilinen Çerkes bütünlüğüne de zarar vermemelidir. Bu oluşum Adigeler ve diğer Kuzey Kafkas kardeş kuruluşlar tarafından da desteklenebilir bir yapıda olmalıdır ve Abaza kimliğini en üst düzeyde ortaya çıkarmalı ve Abazalar bu kimlik etrafında örgütlenmelidir. Örgütlenen bir toplum yok olmaz. İyi örgütlenen bir Abaza toplumu hem kendisine, hem Çerkeslere hem de Abhazya’ya,faydalı olur. Temsilde birlik ve bütünlük sağlanır. Abazaların ayrı örgütlenmesi, ayrılık anlamına gelmez. Eşit şartlarda kimsenin kimseye tahakküm etmediği bir yapıda birlik beraberlik ve dayanışma zaten sürecektir. Bu toplumun beş bin yıllık bir hukuku, geçmişi, hatırı var. Kurulacak 10 tane federasyon dahi Abaza-Adige kardeşliğini, birliğini, dayanışmasını bozamaz. Önemli olan niyettir. Bugün Türkiye’de 40’ın üzerinde parti var, bunlar Türkiye’yi bölüyor mu? Hepsi Türkiye için çalışıyor, rekabet oluyor, herkes iyi şeyler üretmeye gayret ediyor. Toplum daha fazla örgütleniyor, daha fazla bilinçleniyor. Tek federasyon aynı YÖK gibi. Toplumu boyunduruk altına alır. Birden fazla federasyon toplum için bir şanstır, toplumu geliştirir. Zaten çalışmayan, bir şey üretmeyen bir faydası olmayan bir yapılanmayı kimse desteklemez.
9- Neticede Türkiye’deki Abaza toplumumuzun yok olmaması ve geleceği için böyle bir yapılanmaya gitmek zorundayız. Daha fazla beklersek kendi halkımızı tamamen kaybedeceğiz. Sizlerin izniyle beş tane Abaza Derneği, Abaza Federasyonu’nun kurulması için Genel Kurullarından yetki almışlardır. Bilecik Derneği ve kurulacak birçok yeni Abaza Dernekleri bu Abaza Federasyonuna en kısa zamanda üye olacaklardır. Kimsenin Abaza toplumunun geleceği ile oynamaya hakkı yoktur. Kaldı ki Gebze – İzmit – Adapazarı gibi Adige ve Abazaların birlikte olduğu derneklerde Kaffed’e üyelerse, bize de üye olabilirler. Temelde biz Adige – Abaza ayırımı yapmıyoruz, sadece Abazaların ismini taşıyan, özelde Abazalara ve Abhazya’ya yönelik çalışmalar yapacak, bizim olan bir federasyonu istiyoruz. Bu da Abazaların en doğal hakkı. Biz, Adigeler yüzlerce dernek, onlarca federasyon kursalar seviniriz, işlerine karışmayız, destekleriz. Onlarında bizim örgütlenmemize destek vermeleri, sevinmeleri gerekir, bu işe kimsenin çomak sokmaması lazım. Bizim toplum için kötü olur. Bu Abaza Federasyonu için herkesin anlayışına, katkısına ihtiyacımız var.
10- Daha önce kurulmamış, denenmemiş böyle bir yapılanmanın topluma zarar vereceğini iddia etmek son derece yanlıştır. Buna itiraz edenler, bize daha iyi bir yapılanmayı göstersinler. Kaldı ki buna itiraz eden arkadaşların birçoğu ne dernekte, ne başka bir yerde bir sorumluluk altına girip, görev almıyorlar. Hepsine ayrı ayrı görev teklif edildi, kimse üstlenmedi. Bu yıl yapılan Genel Kuruldan önce 12 tane istişare toplantısı yapıldı, çoğu katılmadı. Resmi davet yazıları elimizde. Bu toplantıların neticesinde Genel Kurul için bir gündem hazırlandı bu herkese mail ortamında yollandı, ayrıca Kaffed’e en az 20 gün önceden yolladık Web sitesine koydular. Gündem de Abaza Derneklerinin bir Federasyon kurmak için Genel Kurullarından izin alacakları zaten vardı. Bugün haberimiz yok, ani oldu diyorlar. Ayrıca Derneğimizin 07.03.2009 tarihli yazısı tam 8 ay önce Ankara’da Kaffed Başkanlar Toplantısında dağıtıldı ve bu yazı tüm üyelerimize de yollandı. Şimdi bize itiraz edenlerden bazıları, “biz Abaza Federasyonuna katılırız, çok doğru bir iş ama önce şu komiteyi lav edin” şantajında bulundular. Biz bunu kabul etmeyince bu sefer Abaza-Adige ayrılığı olur, ayrıca bu kurulacak federasyona komite tahakküm eder, görüşünü ileri sürdüler. Biz Abaza – Adige birdir, bir bütündür, ayrılık için federasyon kurmuyoruz amacımız ayrı bir yapılanmaya giderek birlik ve dayanışmayı daha da arttırmayı düşünüyoruz dedik. Fakat ısrarla bunu komitenin kurdurduğunu ileri sürerek toplum için bu hayırlı olacak yapılanmayı, toplumu bizim dışımızda yanlış bilgilendirmek suretiyle yetkisiz yerlerde sağda solda (Hendek – Adapazarı Derneklerinde) toplantılar düzenlemek suretiyle Genel Kurulun bize verdiği federasyon kurma görevini engellemeye çalışıyorlar. Maalesef derneğimize ve toplumumuza şantaj yapıyorlar. Bu teklifleri sizin adınıza kabul etmemiz mümkün değildir. Bugün ciddi bir grup olsa Derneğimizin sorumluluklarını yerine getirseler, ayda derneğin burs dahil 15.000 TL masrafı var. Bize güvence verseler yönetimi hemen onlara devrederiz. Sadece bazı kişilerin ve Kaffed’in  bizim toplum üzerinden siyaset ve ideoloji yapmalarına ve bizim toplumu kullanmalarına müsaade edemeyiz. Biz Kaffed’in ve Derneğimize bir katkı sağlamayan uzantılarının temsil yetkisini kaldırdığımız için bu gürültüyü yapıyorlar. Abazaların kendi kendilerini temsil etmelerine karşı çıkıyorlar, yeterince temsil gücü sağlayamayacaklarını, bu işi beceremeyeceklerini iddia ediyorlar. Benim halkım kendini yeterince temsil edemeyecekte, bir başkası beni benden fazla nasıl temsil edecek bunu da anlamakta güçlük çekiyorum. En son 103 tane üyemizin ismini telefonlarla yazarak konunun özünü birçoğuna doğru dürüst anlatmadan bir yazı getirdiler. Teklifleri şunlar;
a) Genel Kurulun aldığı federasyon kararı uydurmadır. Genel Kurul üyelerinin iradeleri baskı altına alınarak bu karar verdirilmiştir, geçersizdir, Yönetim Kurulu olarak bu GK kararını uygulamayın.
b) Eğer GK kararını uygularsanız yasalara uymayan bir GK yaptığınızı iddia eder, iftira atar, gerekirse mahkemeye başvururuz. GK kararlarını iptal ettiririz. Olağanüstü Genel Kurul yaparız.
c) Bütün bunlarda olmazsa biz toplu olarak Dernekten istifa ederiz.
İşte teklifler böyle. Bize, Derneğimize ve toplumumuza perde gerisinde birileri tahakküm etmeye çalışıyor, bunlara destek veren ama gerçeği bilmeyen bazı üyelerimizle bizi ve derneğimizi yok etmeye çalışıyorlar. Biz sizin seçtiğiniz Yönetim Kurulu üyeleri olarak takdiri sizlere bırakıyoruz.

Derin Saygılarımızla
Yönetim Kurulu Adına
Cihan ZAFER

 
< Önceki   Sonraki >